siyah deri ceketini giymişsin; rüzgarı olmak istediğim heybetli kafur ağacı gibi ,direksiyon simidini çeviriyor köşeden geçiyorsun arabanla.park yerinde onlarca çocuk futbol oynuyorlar.önüne gelen topu geçiştirip evine giriyorsun..salonda olmalısın odanın ışığı henüz yanmadı,belkide yemek yiyorsundur yada babanla haberleri izliyorsundur.bu gece odanın ışığı yanmazsa anlarımki beşiktaşın maçı var,evinizin ışığı yanmazsa ya amcanlardasın yada bina dışında.sen şimdi o sıcacık evdesin,ben seni görebileceğim herhangi bir sokak arasında.dikkat çekmemek bu sakin mahallede.gelen geçen soruyor; yolunuzumu kaybettiniz? hayır diyorum benim navigasyon cihazım var.anlamıyorlar,ülkemizde navigasyon cihazının çalışmadıgını ve aradığım yeri sormam gerektiğini söylüyorlar.dikkat çekmemek için bende arabamı sürüyorum senden birazcık daha uzağa.anlatamadım onlara.. hayatımın navigasyon cihazı olduğunu;ağaçların yosunlu tarafı yerine seninle kuzeyi bulduğumu,sen üşüdüğünde mont giydiğimi sen şemsiyeni açtığında şemsiyemi açtığımı bilmiyorlar.evimin umursamaz odalarına bakıyorum benim seni özlediğim gibi beni özlemiyorlar,soğuklar hep aynılar...yatağımın ucundaki çarşafa bakınıyorum döşeğe tutunmuş düşmemek için can çekişiyor,kendime bakıyorum düşmemek için hayaline tutunuyorum şu koskocaman odada can çekişiyorum!
Yorumlar
Yorum Gönder